Sınırlı sayıda üretilen özgün tasarımlar
İlk 65 siparişe özel ileri dönüştürülmüş yelken çantası
Sınırlı sayıda üretilen özgün tasarımlar
İlk 65 siparişe özel ileri dönüştürülmüş yelken çantası


Ben Deniz Koparal. Yaklaşık 25 yıldır sanat, moda ve endüstriyel tasarımın kesişiminde yalnızca ürünler değil, hikâyeler tasarlıyorum.

Tasarım yolculuğum Mimar Sinan Üniversitesi Devrim Erbil Atölyesi’nde başladı. Ardından Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Endüstri Ürünleri Tasarımı Bölümü’nden mezun oldum ve eğitimime İtalya’nın Floransa kentindeki Polimoda’da Moda Tasarımı yüksek lisansıyla devam ettim.

KOZA Moda Tasarım Yarışması birinciliği ve yıllar içinde edindiğim deneyimler, bugün benimsediğim tasarım anlayışının temelini oluşturdu.

18 yaşımdan itibaren eğitimim ve mesleğim beni farklı şehirlere ve ülkelere taşıdı. Her yeni başlangıç bana başka bakış açıları kazandırırken zamanla gerçek aidiyetin bir yere değil, insanın kendi içine kök salabilmesine bağlı olduğunu fark ettim.

Hayatımın en önemli dönüşümlerinden biri annelik yolculuğum oldu. Hiçbir tıbbi neden bulunamamasına rağmen üç yıl boyunca anne olamadım. O dönemde kök çakra üzerine yaptığım sembolik çalışmalar sırasında From Root to the Light koleksiyonunun ilk desenleri ortaya çıktı. Bu çalışmaların anne olmamın nedeni olduğunu söyleyemem; ancak yaklaşık bir ay sonra hamile olduğumu öğrendim. Benim için bu, yalnızca anne olmaya değil, kendime doğru çıktığım yolculuğun da yeni bir başlangıcıydı.

Beş yıl boyunca oğlumu büyütmeye odaklandıktan sonra tasarıma yeniden döndüğümde, anlatmam gereken hikâyenin aslında hep benimle olduğunu fark ettim.

From Root to the Light; kök salma, aidiyet, dönüşüm ve yeniden doğuş üzerine kendi yaşamımdan ilham alan ilk koleksiyonum oldu.
Bu dönüşüm yalnızca koleksiyonun desenlerinde değil, sunuluş biçiminde de yaşamaya devam ediyor. Her parçayı, denizde yıllarca görevini tamamlamış eski yelkenlerden yeniden üretilen çantalarla buluşturuyorum. Bir zamanlar rüzgârla yol alan bu yelkenler, bugün yeni bir anlam ve yeni bir yaşam taşıyor.Benim için sürdürülebilirlik yalnızca geri dönüşüm değil; anıların, emeğin ve malzemelerin ikinci bir hayata kavuşmasıdır.

Tasarım pratiğim giyilebilir parçalardan mekâna özel projelere uzanıyor. Oteller ve kurumlar için bir mekânın atmosferini, kimliğini ve kostümlerini bütüncül bir yaklaşımla tasarlıyorum. Her projede estetik, işlev ve anlatının aynı hikâyede buluşmasını önemsiyorum.

Herkesin köklenme hikâyesi farklıdır. From Root to the Light benim hikâyemden doğdu; umarım kendi yolunu arayan başkalarının hikâyelerine de dokunabilir.
Çünkü bana göre tasarım, yalnızca görünen değil; hissedilen bir deneyimdir.